Dorukhan Büyükışık Davası 3. Duruşması Kararları

Dorukhan Büyükışık Davası 3. Duruşması Kararları

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın ölümüyle ilgili davanın üçüncü duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, tutuklu 5 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 13 Ağustos tarihine erteledi.

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 26 yaşındaki gencin ölümüyle ilgili yürütülen Dorukhan Büyükışık davası, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmeye devam edildi. Bölgeden edinilen ve ajanslara yansıyan bilgilere göre, olayın yaşandığı inşaat şantiyesinde görevli 5 tutuklu sanık ile olaya müdahale eden tutuksuz 8 emniyet mensubunun da aralarında bulunduğu toplam 13 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması bugün gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti, yapılan savunmaların ve mütalaanın ardından tutuklu sanıkların mevcut durumlarının korunmasına ve eksikliklerin giderilmesine hükmetti. Duruşmaya, Dorukhan Büyükışık’ın babası Ethem Büyükışık, annesi Nihal Büyükışık, taraf avukatları ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar katılım sağladı.

Dorukhan Büyükışık Davası Kapsamında Polis Memurlarının İfadeleri

Davanın üçüncü duruşmasında, olayın yaşandığı dönemde görevli olan polis memurlarına söz hakkı verildi. Tutuklu sanıklar kendilerine yöneltilen suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Duruşmada dinlenen tutuksuz polis memuru sanık Fikret S., olay günü yaşananları şu sözlerle anlattı: “Devriye görevindeyken ihbar üzerine bölgeye gittik. Bir ekip oradaydı. Sonra diğer ekipler de geldi. Şahıs sırtüstü yatıyordu. Kan yoktu. Uzman değilim ama şüpheli bir durum olduğunu söylemiştim. İsmail K., Olay Yeri İnceleme ve Cinayet Büro’dan birer polis memuru ile inşaatta görevli biri kamera kaydını izlemeye girdi. Sonra İsmail K. bana polis memuru Halil’in yanına gitmemi istedi. Görüntü alınacaksa cinayet büronun alacağını söyledi. Olay yerinden ayrıldıktan sonra hiçbir bilgim olmadı.”

Bir diğer polis memuru Musa E. ise olay yerine Deniz ve Duygu isimli meslektaşlarıyla birlikte gittiklerini belirterek, “Genel bilgi topladık. Maktulün arabadan inip inşaat alanına girdiğini öğrendik. Sonra telefonunu gördük. Olay yerini kamerayla çektik. Maktulün babası sürekli yanımızdaydı. Bizi hiç uyarmadı” şeklinde ifade verdi. Bu ifadeler, olayın aydınlatılması ve ilk müdahalenin nasıl yapıldığının anlaşılması açısından mahkeme kayıtlarına geçti.

Ailenin Sanık İfadelerine Tepkisi ve Mahkemedeki Talepleri

Sanık polis memurlarının ifadelerinin ardından söz alan baba Ethem Büyükışık, beyanların eksik ve gerçek dışı olduğunu savundu. Ethem Büyükışık, olay günü kendisinin cenazeye yaklaştırılmadığını ifade ederek, “Delilleriyle mahkemeye sunacağız. Tüm sanıkların tutuklu yargılanmasını istiyoruz” talebinde bulundu. Ailenin adalet arayışındaki kararlı duruşu mahkeme salonunda dikkat çekti.

Anne Nihal Büyükışık da yaşadığı acıyı dile getirerek, oğlunu hayattan koparanların en ağır cezayı almasını istediğini vurguladı. Nihal Büyükışık, ortada bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Görevlerini tam yaptığını söyleyenler, kamera kayıtları nerede?” sorusunu yöneltti ve delillerin akıbeti konusundaki şüphelerini mahkeme heyetiyle paylaştı.

Mahkeme Heyetinin Ara Kararı ve Tutukluluk Durumu

Tarafların dinlenmesinin ardından savcı mütalaasını sundu. Savcı, mevcut delil durumu ve atılı suçların mahiyeti göz önüne alınarak tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Verilen kısa aranın ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Heyet, tutuklu 5 şantiye çalışanının tutukluluk halinin devamına, dosyadaki mevcut eksikliklerin giderilmesine karar vererek, bir sonraki duruşmanın 13 Ağustos tarihinde görülmesine hükmetti. Dorukhan Büyükışık davası sürecinde gözler şimdi ağustos ayında yapılacak olan dördüncü duruşmaya çevrildi.

Duruşma Sonrası Baba Ethem Büyükışık’tan Açıklamalar

Duruşmanın sona ermesinin ardından Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, İzmir Adliyesi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın derinleştirilerek 25 şüphelinin tutuklanması sürecine de değinen Büyükışık, adalete olan inançlarını şu sözlerle ifade etti:

“Biz, önümüzdeki süreçte bir iddianamenin yayımlanarak bu davayla yürüyen soruşturmanın da birleştirileceğine olan inancımızı muhafaza ediyoruz. Bugün itibarıyla yolun önemli bir kısmını geride bıraktık. Yüce devletimizin adaletinin gecikerek de olsa tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz.

Devlet kamu görevlilerine güveniyoruz. Emniyet Genel Müdürlüğü personeli olan değerli polislerimiz bizim polisimizdir. Jandarma Genel Komutanlığı personeli olan jandarmalarımız bizim evlatlarımız, bizim jandarmamızdır. Savcılarımız, hakimlerimiz, adli tıpçılarımız bizim korunması gereken değerlerimizdir. Ancak bunlar arasında eğer suça bulaşan varsa, onları temizlemek de hep beraber hepimizin görevidir.

Bu nedenle İzmir İl Jandarma Komutanlığına, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne ayrıca şükranlarımızı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar. Dosya her geçen gün daha fazla tekamül ediyor. Umarız hakikat bütün çıplaklığıyla en kısa zamanda ortaya çıkacak ve bu suça bulaşan herkes, işledikleri suçun karşılığında hak ettikleri cezayı alacaktır.”

Olayın Geçmişi: 2018’den Bugüne Hukuki Süreç

Dorukhan Büyükışık davası, 13 Mayıs 2018 tarihinde İzmir’in Narlıdere ilçesindeki bir inşaat şantiyesinde 26 yaşındaki gencin cansız bedeninin bulunmasıyla başladı. Olay ilk aşamada kayıtlara “intihar” olarak geçse de, ailenin ısrarlı hukuk mücadelesi ve ortaya çıkan yeni bulgular ışığında dosya yeniden açıldı.

Yürütülen detaylı soruşturma sonucunda, olaya müdahale eden 8 emniyet görevlisi hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Eş zamanlı olarak, 5 şantiye çalışanı hakkında ise “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı bir dava başlatıldı. Yargı sürecinin ilerleyen aşamalarında, olayların birbiriyle bağlantılı olması sebebiyle bu iki dosya birleştirildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, sürecin devamında olayı daha da derinlemesine incelemek üzere Başsavcının başkanlığında 4 kişilik özel bir soruşturma ekibi oluşturdu. Bu ekip, “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlamaları üzerinden dosyayı yeniden ele aldı. Yapılan titiz incelemeler sonucunda, 21 Mayıs tarihinde İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince kapsamlı bir operasyon düzenlendi.

Haklarında gözaltı kararı verilen ve aralarında İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 13 sanığın da bulunduğu 26 şüpheliden 25’i, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu operasyonla birlikte, 5 şantiye çalışanı ağır ceza mahkemesinde görülen dava kapsamında ikinci kez tutuklanmış oldu.

Yasal Uyarı: Bu haber metninde yer alan yargılama süreçleri, atılı suç vasıfları ve mahkeme ara kararları genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki süreçler devam etmekte olup, mahkemelerin nihai kararı kesinleşmeden kimse suçlu sayılamaz. Hukuki süreçlerle ilgili kesin ve bağlayıcı bilgi için uzman hukukçulara danışılması gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

1. Dorukhan Büyükışık davası hangi mahkemede görülmektedir? Dava, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülmekte olup, mevcut duruşmalar 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmektedir.

2. Davanın üçüncü duruşmasında mahkeme heyeti ne karar verdi? Mahkeme heyeti, davada yargılanan 5 şantiye çalışanının tutukluluk halinin devamına hükmetmiş ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 13 Ağustos tarihine ertelemiştir.

3. Davada yargılanan sanıklar kimlerden oluşuyor? Mevcut birleştirilmiş dava kapsamında; olayın yaşandığı inşaat şantiyesinde görevli 5 tutuklu sanık ile olaya ilk müdahalede bulunan tutuksuz 8 emniyet görevlisi yargılanmaktadır.

4. Baba Ethem Büyükışık’ın yeni iddianame beklentisi nedir? Ethem Büyükışık, başsavcılık tarafından yürütülen ve yakın zamanda 25 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan derinleştirilmiş soruşturmanın iddianamesinin yazılarak, halihazırda devam eden mevcut dava ile birleştirilmesini beklediklerini belirtmiştir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar