Irmak Ayşe Koparan’ın Ölümü Eğitim Camiasını Derinden Sarstı: Sendikalardan Tepki Yağıyor
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 24 yaşındaki okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, eğitim sendikalarının sert tepkisine yol açtı. Genç öğretmenin görev süresi boyunca mobbinge, ekonomik çıkmaza ve fiziksel şiddete maruz kaldığına dair iddialar ve resmi dilekçeler, eğitim camiasında infial yarattı.
Irmak Ayşe Koparan’ın Ölümü Eğitim Camiasını Derinden Sarstı: Sendikalardan Tepki Yağıyor
Ağrı’nın Hamur ilçesinde anasınıfı öğretmeni olarak görev yapan 24 yaşındaki Irmak Ayşe Koparan, kendisinden haber alamayan meslektaşlarının ihbarı üzerine yaşadığı evde ölü bulundu. 9 Haziran 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan acı olayın ardından Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çok yönlü adli ve idari soruşturma başlatıldı. Genç öğretmenin vefatından önce resmi makamlara sunduğu ulaşım zorlukları, güvenlik kaygıları ve maruz kaldığı öne sürülen mobbing içerikli dilekçeler ile tutanaklar, eğitim sendikalarını harekete geçirdi. Sendika temsilcileri ardı ardına yaptıkları açıklamalarla yaşanan sürece tepki göstererek sorumluların hesap vermesini istedi.
Irmak Ayşe Koparan Tarafından Verilen Resmi Dilekçeler Ortaya Çıktı
2025 yılında Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu’na atanan ancak Karakazan İlkokulu’nda görevlendirilen Irmak Ayşe Koparan, ikamet ettiği Ağrı merkez ile görev yeri arasındaki 48 kilometrelik mesafeyi her gün kat etmek zorunda kalıyordu. Bölgede toplu taşıma veya öğretmen servisinin bulunmaması nedeniyle günlük 100 kilometre yol yürümek ya da ticari taksi kullanmak zorunda kalan Koparan, bu durumun yarattığı ekonomik yükü resmi dilekçelerle yetkililere bildirmişti.
Genç öğretmenin dilekçesinde, “Taksi giderleri maaşımı aşacak düzeyde ve ekonomik açıdan ciddi bir yük oluşturmaktadır” ifadelerini kullandığı ve il içinde ulaşım sağlayabileceği daha güvenli bir eğitim kurumuna geçici görevlendirme talep ettiği belirlendi. Ancak bu taleplerin karşılık bulmadığı öğrenildi.
Lojman Sorunu ve Güvenlik Kaygıları
Görev yaptığı köydeki tek kişilik lojmanda bir erkek öğretmenin kalması nedeniyle barınma hakkını kullanamadığını belirten Irmak Ayşe Koparan, resmi başvurusunda mahremiyet ve güvenlik vurgusu yapmıştı. Koparan, dilekçesinde şu ifadelere yer vermişti:
“Mahremiyet açısından bir kadın ve erkek öğretmenin aynı lojmanda konaklamasını uygun görmemekteyim. Okulda görev yapan tek kadın öğretmen olmam sebebiyle köyde ve lojmanda kalma konusunda kendimi yeterince güvende hissetmemekteyim.”
Bu taleplerine rağmen yetkililerden bir çözüm alamayan genç öğretmen, şüpheli ölümü öncesinde hem ekonomik hem de psikolojik olarak yalnız bırakıldığını ifade eden başvurularıyla hafızalara kazındı.
Fiziksel Şiddet ve “Mobbing” İddiaları Tutanaklara Yansıdı
Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, Irmak Ayşe Koparan’ın Karakazan İlkokulu’nda görev yaptığı dönemde okul yönetimiyle ciddi sorunlar yaşadığı ortaya çıktı. 17 Nisan 2026 tarihli bir resmi tutanakta, okul müdürü tarafından genç öğretmene yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanıldığı ve fiziksel şiddet uygulandığına dair iddialar yer aldı.
Yaşam tarzı, giyim kuşamı ve fikirleri nedeniyle okul ortamında dışlandığını ve psikolojik baskıya (mobbing) maruz kaldığını belirten Koparan’ın, bu baskılar karşısında sistemli bir şekilde yalnızlaştırıldığı öne sürüldü. Başsavcılık, bu iddiaları içeren adli dosyayı genişleterek incelemelerini derinleştirdi.
Eğitim Sendikalarından Ortak Ses: “Sürecin Takipçisiyiz”
Yaşanan trajik ölümün ardından eğitim kolunda faaliyet gösteren sendikalar Ağrı’da ve Türkiye genelinde ortak tepki seslerini yükseltti. Sendika temsilcileri, genç bir öğretmenin çığlıklarının idari amirler tarafından duyulmamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Sendika genel merkezlerinden yapılan ortak açıklamalarda, taşrada görev yapan kadın öğretmenlerin güvenlik, barınma ve ulaşım sorunlarının kronikleştiğine dikkat çekildi. Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüne neden olan ihmaller zincirinin idari sorumlularının derhal görevden uzaklaştırılması ve yargılanması talep edildi. Sendika avukatlarının, adli tıp kurumundan gelecek otopsi raporunu ve savcılık iddianamesini yakından takip edeceği bildirildi.
Taşradaki Kadın Öğretmenlerin Güvenlik ve Barınma Sorunu
Eğitim sendikalarının üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki köy okullarında görev yapan öğretmenlerin yaşam koşulları oldu. Sendika yetkilileri, genç meslektaşlarının tek başına korumasız bırakılmasının, servis imkanlarının sağlanmamasının ve lojman yetersizliklerinin hayati riskler barındırdığını belirtti. Irmak Ayşe Koparan olayının bir milat olması gerektiğini ifade eden eğitim örgütleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nı (MEB) öğretmenlerin can güvenliği ve çalışma huzuru konusunda radikal adımlar atmaya çağırdı.
SIKÇA SORULAN SORULAR (S.S.S.)
1. Irmak Ayşe Koparan kimdir ve nerede görev yapmaktaydı?
Irmak Ayşe Koparan, Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı Karakazan İlkokulu’nda görev yapan 24 yaşında bir okul öncesi (anasınıfı) öğretmenidir.
2. Irmak öğretmenin ölüm nedeni belirlendi mi?
Genç öğretmenin kesin ölüm nedeni, adli tıp kurumu tarafından yapılacak otopsi incelemelerinin ardından netleşecektir. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili çok yönlü şüpheli ölüm soruşturması yürütmektedir.
3. Irmak Ayşe Koparan’ın dilekçelerinde hangi sorunlar yer alıyordu?
Irmak öğretmen, görev yaptığı köy okuluna ulaşım imkanının olmadığını, günlük 100 kilometre yol yapmak zorunda kaldığını, yüksek taksi ücretleri nedeniyle ekonomik dar boğaza girdiğini ve lojmanda güvenlik/mahremiyet sorunu yaşadığını belirten resmi dilekçeler sunmuştu.
4. Sendikalar Irmak Ayşe Koparan olayıyla ilgili ne talep ediyor?
Eğitim sendikaları, genç öğretmene yönelik mobbing, psikolojik baskı ve şiddet iddialarının eksiksiz soruşturulmasını, idari ihmali bulunan yetkililerin cezalandırılmasını ve taşradaki öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etmektedir.